| |
Referandum
Referandum (latince referendum) genelde anayasa değişikliği, yasaların kabulu
ve ya çok önemli meselelerde halkın iradesini belirlemek amacıyla yapılan
oylamadır. Referandumda halkın iradesi idareye doğrudan doğruya yansımakta olup
doğrudan demokrasi'nin güzel bir örneğidir. Temsili demokraside ise, halkın
seçtiği insanlar, halkın iradesini yansıtmaya çalışmaktadır. Türkiye'de çok az
uygulanan referandum, gelişmiş ülkelerde sık sık uygulanır. Referandum kelimesi
genelde plebisit kelimesiyle beraber anılır. Plebs, Eski Roma'da, ayrıcalıklı
patriciiler dışında kalan kalabalık halk sınıfına verilen isimdir. Plebs
meclislerinin aldığı karar anlamında olan Latince plebiscitum sözünden gelir.
Plebisit genelde yasama organlarının biri tarafından halkın oylamasına sunulan
bir sorudur. Plebisit bir şekilde güven oylaması manasını ihtiva ettiği için,
günümzde pek sık kullanılmamaktadır.
Eski çağ sitelerinde vatandaşlık hakkına sahip bir kısım halk, gerçek bir
hükümet ve yasama organı gibi toplanırdı. Bugün ise bazı İsviçre kantonlarında
ve bir kısım Amerikan kominlerinde, yılda bir defa toplanan halk genel kurulunun
görevi, sadece yöneticileri denetlemek ve tekliflerini bildirmektir.
Doğrudan demokrasinin fiilen uygulanmasındaki güçlük sebebiyle temsili demokrasi
sistemine gidilmiştir. Bu sistemin de mahzurlarını gidermek ve doğrudan
demokrasi sistemine yaklaşmak için, yarı doğrudan demokrasi sistemine
gidilmiştir. Referandum bunlardan birisidir. Yarı doğrudan demokrasi denilen,
halkın yönetime katılmasının bu şeklinde ise; seçmenlerin görevi, sadece
temsilciler seçmek değildir. Seçmenler, gerek anayasa yapma ve gerekse yasama
yetkisine oylarıyla katılırlar.
Hazırlanmakta olan bir kanunun kabulüne veya bir kanun teklifine halkın
katılması iki şekilde olur:
- Yetkili makamın bir kanun tasarısı veya teklifinin esaslı kısımları hakkında
halk oyuna başvurmak.
- Yasama organı (parlamento)nun hazırladığı kanun hakkında halkın reyine müracaat
etmek.
Meclisin hazırlamış olduğu kanun, yürürlüğe girmeden önce halka sunulur.
Seçmenler, hazırladıkları bir dilekçe ile kanunun karşısında yeterli sayıda imza
toplayabilirse, kanunun tasdiki veya yürürlükten kaldırılması hususunda halkın
reyine başvurulur. Karşı oylar yetersiz kalırsa kanun, referandumla tasdiklenmiş
sayılır. Karşı oylar fazla gelirse, kanun yürürlükten kalkmış olur. 1789 Fransız
ihtilali sonucu Fransa'da uygulanan bu sistem, bugün bazı Amerikan eyalet
anayasalarında yer alır. Buna halkın tasdiki veya halk vetosu denir. Bazan da,
Alman Weimar Anayasasında olduğu gibi; devlet başkanı dilerse, her hangi bir
kanunu tasdik etmeden önce, bir defa da halkın oyuna gerek duyabilir.
Anayasaların, yeni hazırlanmalarından sonra veya önemli değişikliklerde
referandumla halkın oyuna başvurulur. Türkiye'de, Fransa'da ve İsviçre'de yeni
anayasaların kabulü bu şekilde olmuştur. Buna Anayasa Referandumu denir.
Türkiye'de ilk defa referanduma, 1960 Anayasasının kabulü sırasında
başvurulmuştur. Katılan seçmenlerin % 62'si evet, % 38'i hayır şeklinde oy
kullanarak; Kurucu Meclis'in hazırladığı Anayasayı kabul etmiş oldu. 1982
yılındaki, Danışma Meclisi tarafından hazırlanan Anayasanın referandumunda ise,
kabul oyları % 91'i geçti. Red ise % 9 idi. Yeni anayasa ittifaka yakın bir
çoğunlukla kabul edilmiş ve seçmenlerin tasvibini almıştır.
Kanunların halkın referandumuna sunulması usulü ABD ve İsviçre'de temel bir
prensip olarak kabul edilmiştir. Bugüne kadar referanduma sunulmuş dünya
anayasaları içinde sadece 1946 Fransız Anayasası halk tarafından birinci
oylamada reddedilmiştir. Bu anayasa ikinci referandumda kabul edilmiştir.
|
|